Verimli Çalışma
ÇALIŞMA ORTAMINIZ NASIL OLMALI?
> ÇALIŞMA ORTAMINIZ SİZİN VERİMİNİZİ YÜKSELTECEK BİÇİMDE DÜZENLENMİŞ OLMALI.
> ÇALIŞMALARINIZ MUTLAKA ÇALIŞMA ODANIZDA, EĞER ÇALIŞMA ODANIZ YOKSA ÇALIŞMALARINIZI ÇALIŞTIĞINIZ BİR ÇALIŞMA KÖŞENİZDE YAPMALISINIZ.
> ÇALIŞMALARINIZI MUTLAKA ÇALIŞMA MASANIZDA VE SANDALYEDE OTURARAK YAPMALISINIZ.
> ÇALIŞMA ODANIZDA DERS ÇALIŞIRKEN DİKKATİNİZİ DAĞITACAK POSTER, AFİŞ, MÜZİK, RESİM V.B. DİKKAT DAĞITICI İŞİTSEL VE GÖRSEL UYARICILAR BULUNMAMALU.
> ODANIZ MÜMKÜN OLDUĞUNCA SADE VE DÜZENLİ OLMALI.
> ÇALIŞMA ODANIZ, SESDEN UZAK, YETERİNCE SICAK VEYA SOĞUK OLMALI, İYİ AYDINLATILMALI. IŞIK GÖZLERİNİZ YORMAMALI.
> ÇALIŞMALARINIZDAN YETERİNCE VERİM ALABİLMEK İÇİN DENGELİ VE DÜZENLİ BESLENMELİ, ÖZELLİKLE SABAH KAHVALTILARINIZI DÜZENLİ VE YETERLİ KALORİYİ ALACAK ŞEKİLDE YAPMALISINIZ.
> ÇALIŞMA ODANIZ İYİ HAVALANDIRILMALIDIR. ÇÜNKÜ HAVADAKİ OKSİJENİN AZALMASI, GERGİNLİĞE YOL AÇAR BU DURUMDA, BAŞAĞRISI GİBİ ÖĞRENMEYİ GÜÇLEŞTİREN BİRÇOK ETKENİN DOĞMASINA SEBEB OLUR.
> SINAVLARA HAZIRLANDIĞINIZ BU DÖNEMDE ZAYIFLAMA REJİMİNE GİRMEYİ KESİNLİKLE DÜŞÜNMEMELİSİNİZ.
> UYKU DÜZENİNE DİKKAT ETMELİ, 7 - 8 SAAT UYKUNUZU ALMALISINIZ.
> SABAH KALKTIĞINIZDA TEMİZ VE AÇIK HAVADA HAFİF EGZERSİZLER YAPMANIZ SİZİ SAĞLIKLI VE ZİNDE KILACAKTIR
 
 
OKULDA BAŞARIYI YAKALAMANIN SIRLARI!
Bir süre öncesine kadar sadece birer "Üniversite öğrencisi adayı" olan, fakat zor bir imtihanın ardından "Üniversiteli" olmaya hak kazanan gençler, okuldan içeri adımlarını attıkları an daha bir çok sınavdan geçeceklerini ve üniversiteyi bitirmenin de en az kazanmak kadar zor olacağını anlamışlardır...
Çiçeği burnunda üniversitelilerin kendilerini geliştirebilmeleri ve binbir güçlükle kazandıkları üniversiteyi bitirebilmeleri için neler yapmaları gerekir dersiniz?

Kimler başarılı oluyor?

•          İtiraz etmeyi ve itiraz etmekle başkaldırıyı ayırt etmeyi bilen
•          Yaşadıklarından ders alarak teorik ve pratiği harmanlayabilen
•          Olaylara geniş açıdan bakarken empati sağlayabilen
•          Kendine güvenen ve hayata iyi hazırlanabilen
•          Kendini geliştirmeye hevesli olan
•          Ders dışında da okuyan, kültürlü
•          Hedefleri olan ve onları gerçekleştirmek için çabalayan
•          Okuluna değer veren ve aktivitelere katılan
•          Hocalarıyla ders dışında da fikir alışverişinde bulunan
•          İdeolojisini kendine saklayan, fikirlere açık olan
•          Güveni aptal cesaretiyle karıştırmayan
•          Gündemi takip eden, olaylara farklı yorum getirebilen
•          Yeri geldiğinde akıntının tersine gidebilen
•          Not tutmanın önemini bilen; fotokopilerle değil, kendi notlarıyla çalışan
•          İnsanlarla iyi iletişim kurabilen.
•          Verilenlerle yetinmeyip sürekli bilgiyi arayan
•          Doğru ile yanlış bilgiyi ayırt eden
•          Sosyal yönü güçlü olan, araştırmayı seven
•          Bilgisayar kullanabilen,yeniliğe açık
•          Yabancı dil bilen, üniversite kütüphanesini kullanan!

Kantin sohbetlerine değil, derse girmek için okula giden öğrencilerin daha kolay başarıyı yakaladıkları saptanmış....

Kimler başarısız oluyor?

•          Günlük çalışma planı yapmadan güne başlayan,
•          Derste not almak yerine akılda tutmaya çalışan,
•          Zor ve acil işler yerine, kolay ve önemsiz işlerle ilgilenen,
•          Son gece koca bir kitabı ezberleyebileceğine inanan,
•          Dağınık ve düzensiz bir ortamda çalışan,
•          Ödevlerini yaparken ayrıntılara gereğinden fazla takılan,
•          Sorunları çözümlemeyi erteleyen,
•          Dersleri keyif için sık sık eken,
•          Arkadaşlarının eğlence planlarına "Hayır!" demeyi başaramayan,
•          Bir işin başlangıç ve bitiş tarihlerini, saatlerini saptayamayan, öğrencilerin başı da genelde karne zamanı ciddi bir biçimde dertte oluyor!
Başarıyı yakalamak için…
Yalnızca okulda değil, iş hayatında da başarılı olmanız için sahip olmanız gereken en önemli meziyet yaratıcılık. Uzmanlar yaratıcılığın doğuştan kişide bulunan bir özellik olmadığını, sonradan öğrenilebileceğini söylüyorlar. Yaratıcılık aslında bir düşün-ce biçimi, tek farkı; "farklı" olması!
Peki, yaratıcılığınızı nasıl geliştirirsiniz?
•          Çevrenizdekilerle iletişim kurun: Değerlerinizi herkesle paylaşın. Sorunlarla karşı karşıya geldiğinizde başkalarıyla paylaşın. Çevrenizdekilerin benzer sorunlara tepkisini gözlemleyin.
•          Beyin fırtınası yapın: Çok okuyun, çok izleyin. Aynı soruya, başka başka değer yargıları ve kültürlerin vereceği yanıtları bulmaya çalışın. Ders çalışırken bir gününüzü arkadaşlarla yapacağınız tartışmalara ayırın; aynı konu üzerinde birbirinizin fikirlerini alın...
•          Fikir ve sorularınızı mutlaka not edin: Fikirler ve sorular bir anda insanın aklına gelir, daha sonra uçup giderler; siz hiç yatağından kalkıp şiir yazan şairler olduğunu duymadınız mı!
•          Enerjinizi artırın: Spor yapın, esprili ve neşeli olun. Sorun ne kadar ciddi olursa olsun, alaya almaya çalışın.
•          Bulunduğunuz ortamı rahatlatın: Bir fikir üretmek istediğiniz zaman notlardan, afişlerden hatta size konuyla ilgili çağırışım yapabilecek olan resimlerden yararlanın. Uyarıcı müzikler dinleyin.
•          Beyninize ve vücudunuza iyi bakın: Sigara, uyuşturucu ve içkinin
•          sinir sisteminiz üzerinde olumsuz etkileri olacağını unutmayın...
Yaratıcılığın 10 düşmanı
1         Olayları dar bir sınıra hapsetmek.
2          Çabuk yargılama ve sonuca gitme eğilimi, belirsizliğe tahammül edememek.
3          Aşırı baskı ile öz disiplini birbirine karıştırmak.
4          Aşırı ciddiyet. Hayal gücü, mizah, oyun ya da hobileri küçümsemek.
5          Bilimsellik adına sezgiyi küçümsemek.
6          Özgüven eksikliği, farklılığı göze alamama, sosyal uyum kaygıları ve korku.
7          Tek taraflı uzmanlaşma, iş ya da yaşam biçimi.
8          Olayları, kavramları zihinde canlandıramama, dilin yanlış kullanımı.
9          Farklılığa tahammül edemeyen bir aile ya da iş ortamı, sosyal ortam.
10            Dikkati dağıtan ya da iç karartan fiziksel ortamlar
 

.
VERİMLİ VE ETKİLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI

Etkili çalışmak; zamanı, belirlenmiş amaçlar ve saptanmış incelikler doğrultusunda programlı olarak kullanmaktır. Etkili çalışma programı içinde eğlenmeye, dinlenmeye, aileye, sevdiklerine zaman ayırmaya ve hobilere daima yer vardır.
Başarılı olabilmek için, mutlaka amacın açık ve net bir tanımının yapılmış olması, buna inanması ve bu amaca yönelik programların yapılması ön şartlardır. Günlük ve haftalık programlar içinde amacına zaman ayırmayan kişi amaç sahibi değil, hayal sahibidir.
Unutmamak gerekir ki; başarılı insan, belirlediği amaçlarına belirli bir zaman dilimi içinde ulaşmış olan kişidir. Hiç kimse, dünya üzerinde doğmuş tek bir insan bile başarısız olmak için yada otomatik olarak başarmak için doğmadı. Bazen şu yada bu kişi için, "doğuştan şanslı" deriz. Fakat işin iç yüzüne bakınca öyle olmadığını biliriz.

Potansiyelinizin farkına varın!
Bugünden başlayarak dilerseniz, yaşamınıza hayal edilemeyecek şeyler yapabilirsiniz. Geçmişte nerede olduğunuz, yol boyunca karşılaştığınız sorunlar, kültürünüz veya kültür eksikliğiniz, eğitiminiz yada eğitim eksikliğiniz hiçbir fark yaratmaz.

Yapamamlardan kurtulun!
Yapabileceğiniz çok şey var. Yapmak istediğiniz her neyse, "onu" yapmanızı engelleyen tek şey, programlarınızın içinizde yarattığı olumsuz inançlardır. Zamanla "yapamayacağınız" inancını kabul ettiniz ve programladınız. Peki "yapamamlardan" nasıl kurtulursunuz? Bu sorunun cevabı basit gelebilir. Eğer geçmişte yapamayacağınıza inandıysanız, bundan vazgeçin. Buna inanmayı terk edin! Bir tercih yapın. Yapabileceklerinize inanmaya balayın ve yapamayacağınıza inanmayı terk edin.
Hiç kimse sizden suyun üzerinde yürümenizi, kuruşunu altına dönüştürmenizi veya bir gecede zengin olmanızı beklemiyor. Hiç kimse imkansızı yapmanızı istemiyor.
Bizi engelleyen çevremiz değildir. Kendimize olan inançsızlığımızdır. Kendi kendimizden şüphelerimiz, potansiyelimizin kapılarında bekleyip, önümüzde uzanan güzel bir geleceğe doğru adım atmaktan bizi alıkoyar.

Başarının dört basamağı vardır.
1-          Ne istediğini bilmek
2-          Harekete geçmek
3-          Yaptıklarının sonuçlarını fark etmeyi öğrenmek
4-          Peşinde olduğunuz sonuçları alana dek davranışlarınızı değiştirmeye hazır olmak.

Virgilius" un dediği gibi; "Bir şey yapmazsanız, hiçbir şey elde edemezsiniz! "


ÇALIŞMAYA BAŞLAMAK
Çalışmaya başlamak için oturan bir insanın dikkatini dağıtan faktörler ya çevreden gelir veya kişinin kendi zihninden kaynaklanır. Bu sebeple çalışma ortamının belirli özelliklere sahip olması öğrenmeyi kolaylaştırır ve çalışmak için ayrılan zamandan en üst düzeyde yarar sağlanmasına imkan verir.
Çalışma ortamı mutlaka dikkati dağıtacak etkenlerden arındırılmalıdır. Ses, başka insanların varlığı radyo, televizyon ve el altında gazetelerin varlığı çalışmayı engeller.
Mümkünse çalışma odası özel olarak döşenmelidir. Ancak içinde bulunulan şartlar göz önüne alınacak olursa çoğu kişinin böyle bir imkanı olmayabilir. O zaman da bir çalışma köşesi hazırlamak çok yerindedir. Bir çalışma köşesi, en az üzerinde yazı yazabilecek bir masa ve gerekli olan kitapların, notların, kağıtların, kalemlerin vb. malzemelerin konabileceği bir ilave alandan oluşur.
Bu konuda en önemli nokta çalışma köşesinde daha farklı işlerde de kullanılıyorsa çalışmaya başlarken temel bir değişiklik yapılması gereğidir. Örneğin yemek masası çalışma masası olarak kullanılıyorsa, mutlaka örtüsü değiştirilmelidir. Bu değişiklikler masanın artık farklı bir amaçla kullanılacağı yönünde "uyarıcı" rolü oynar.
Çalışmayı, çalışma alanın dışına kaydırmamak gerekir. Bir başka odada çalışmak, koltuğa geçerek "tekrar yapmak" yerine, bütün bu faaliyetleri çalışma masasında ve sandalye üzerinde yapmakta fayda vardır.
Çalışma ortamına ait düzenlenmelerin can alıcı noktası, belirli bir çalışma alanı ile çalışma davranışı arasında "şartlı refleks" türünden bir ilişki kurmaktır. Çünkü böyle bir alışkanlık kazanıldığı takdirde, çalışma ortamına dönmek kendiliğinden çalışma davranışını başlatır.

          ÇALIŞMAYI SÜRDÜRMEK
Zihin dağılmasına yol açan sebepler içten ve dıştan kaynaklanabilir.
Zihnin dağılmasına yol açan iç sebepler;
          HAYAL KURMAKØ
          ENDİŞELERE KAPILMAKØ
Hayal kurmak, çalışmaya başlayan bir öğrencinin çalışmasını engelleyen, ve en sık karşılaşılan durundur. Çalışmaya başladığınızda hayalleriniz sizi içine alıyor ve çalışmanızı engelliyorsa size iki farklı yol önereceğiz;

          Birincisi böyle bir durumla karşılaştığınız dav kurmak istediğiniz hayali kendinize bir ödül olarak verin. "Ders çalışma seansım bittiği zaman 10 dakika hayal kuracağım" deyin, eğer iç disiplini kuvvetli bir öğrenci iseniz , çalışma motivasyonunuz aratacaktır. Bu taktirde kendinize hak ettiğiniz ödülünüzü zevkle verin ve hayalinizi zevkle kurun.

          Ders çalışırken hayale dalarsanız ve bunu kendinize ödül verecek şekilde erteleyemiyorsanız ikinci önerimiz kurduğunuz hayale devam etmeniz ve bitirmenizdir. Hayallerinizi birden bire keserseniz bir süre sonra onları düşünmeye başlamanız kaçınılmasıdır.

Beş -on dakika gibi makul bir süre sonra derse dönemediğinizi fark ederseniz yerinizden kalkın, yürüyün, hafif fizik egzersiz hareketleri yapın, kendinizi zihninizi ve havanızı değiştirin.
Zihin dağılmasına yol açan bir başka sebep endişelerdir.
"Bu sınavda başarılı olabilecek miyim?"
"Ya başaramazsam annemin-babamın yüzene nasıl bakacağım?"
"Arkadaşlarım benden çok çalıştı, ben hazırlanamadım."
"Çalışacak bunca konu var, hiç zaman kalmadı mahvoldum, hapı yuttum."

Bu noktada basite indirgenmiş bir formül olarak kendi kendinize şu soruları sormanız gerekir;
"Bu düşünceler benim çalışmamamı kolaylaştırıyor mu ?"
"Bu düşünceler amacımıza hizmet ediyor mu?"
Bu sorulara cevap verecek cevap "HAYIR" olduğuna göre yapılacak olan bu düşüncelerden uzaklaşıp çalışmaya yönelmektir.

HAFIZA VE TEKRARLAMA
Öğrendikten hemen sonra hafızanın ulaştığı yüksek noktada uygun ve düzenli tekrarların yapılması, hatırlama miktarını en yüksek düzeyde tutmaya imkan verir. Bunu sağlamak için hatırlanan miktarın hemen düşmeye başlayacağı noktada düzenli tekrarlardan oluşan bir programın uygulanması gerekir.
Örneğin; ilk tekrar 20-40 dakikalık bir öğrenme seansının sonunda yapılmalı ve 10 dakika sürmelidir. Bu tekrar hatırlanan miktarın bir gün daha aynı düzeyde kalmasını sağlar. 2-4 dakika sürecek ikinci tekrar 24 saat sonra yapılmalıdır. Bundan sora bilgi hafızada bir hafta kadar saklanır. Bir hafta sonra yine 2-4 dakika sürecek üçüncü tekrar yapılmalıdır. Dördüncü tekrar; bir ay sonra 2-4 dakikalık bir süreyle yapıldıktan sonra, bilgiler uzun süreli hafızaya geçer, ve son derece kuvvetli bir biçimde yerleştirilmiş olur.
Böyle düzenli tekrarlarla yerleştirilmiş bilgi kişisel telefon numarası kadar sağlamdır ve yeniden ortaya çıkarmak için çok küçük bir ipucu yeterlidir.
Düzenli tekrar yapmayan bir insan, öğrenmek için harcayacağı gayreti ziyan eder. Ve kendisini sora sokar.
Gerek çalışma programını yaparak, gerek tekrar programını yaparken arkaya arkaya gelecek derslerin mümkün olduğu ölçüde birbirinden farklı olmasında yara vardır. Felsefe, sosyoloji ve matematik fizik gibi kavramları açısından birbirine benzeyen derslerin arka arkaya konması öğrenmeyi zorlaştırır.
Öğrenme üzerinde en az bozucu etkinlik yapan şey uykudur. Bu sebeple bir öğrenci yatmadan önce 10 dakika süreyle o gün işlediği dersleri tekrarlayarak uyguya geçer. Ve sabahleyin de güne bir gece önce yapmış olduğu 10 dakikalık tekrarı yaparak başlarsa, çalıştıklarını korumak açısından çok önemli bir avantaj sağlamış olur.

ÇABUK UNUTULANLAR & ZOR HATIRLANANLAR
1.          Tam anlaşılmamış konular.
2.          Rakamlar ve isimler.
3.          Bilinçsizce, rast kele öğrendiklerimiz.
4.          Aralıksız, uzun süre çalışma ile öğrenilenler.
5.          Tekrarlanmayan bilgiler.
6.          Mutsuz anlarda öğrendiklerimiz.
7.          İstenmeden zorunluluk hissiyle öğrenilenler.
8.          Düşünülmeden ezberlenenler.
9.          İnançlarımıza ders düşen bilgiler.
10.          Değişken zaman ve her yerde öğrenilenler.
11.          Olumsuz - mutsuzluk veren bilgiler.
12.          Soyut, ilişkilendirmenin zor olduğu bilgiler.
13.          Uykusuzken öğrendiklerimiz.
14.          Başarısızlığı çağrıştıran bilgiler.
15.          İlgi ve bilgi alanımıza girmeyen bilgiler.
16.          Bir işe yaramayacağına inanılan bilgiler.
17.          Stresli bir durumda öğrenilenler.
18.          Çağrışım ilişkileri zayıf bilgiler.
19.          Önemsiz olduğu düşünülen bilgiler.
20.          Pasif dinlenme ile öğrenilenler.

KOLAY HATIRLANAN & AZ UNUTULAN BİLGİLER
1.          Kişiye anlamlı gelen, tam anlaşılmış bilgiler.
2.          Rakamlar ve ismiler.
3.          Bilinçli olarak hafızaya kaydedilenler.
4.          45 d k (öğren)+5 dk (tekrar)+10 dk. (dinlen) ile öğrenilenler.
5.          Çok tekrarlanan bilgiler.
6.          Mutlu, neşeliyken öğrenileler.
7.          İsteyerek, yüksek motivasyonla öğrenilenler.
8.          Üzerinde düşünülerek öğrenilenler.
9.          Düşüncelerimizi onaylayan bilgiler.
10.          Hep aynı zaman ve yerde öğrenilenler.
11.          Olumlu çarpıcı, ilginç renkli bilgiler.
12.          Somut bağlandılar kurulabilecek, görsel bilgiler.
13.          Uykudan önce öğrenilip, sonra tekrar edilenler.
14.          Kişiye başarıyı çağrıştıran bilgiler.
15.          İlgi ve bilgi alanımıza giren bilgiler.
16.          Nerede, ne zaman, nasıl kullanılacağı bilinen bilgiler.
17.          Stressiz bir ortamda öğrenilenler.
18.          Öğrenilmiş bilgiler ile çok çağrışım yapan bilgiler.
19.          Önemli olduğu düşünülen bilgiler.
20.          Aktif dinleme ile öğrenilenler.

Hatırlama konusunda üç altın kural vardır.
Birincisi: Çalışma seansı 20-40 dakikadır, ve bu sürenin sonunda ne hatırlanacağının sınanması gerekir.
İkincisi: 20-40 dakikalık bir çalışma ve on dakikalık tekrarı, 10 dakikalık bir dinlenme izlenmelidir.
Üçüncüsü: Dinlenme sırasında kendinize bir ödül verin, çünkü bunu hak ettiniz..
 
 
Aynajanda
 
 
Ahmet Hamdi GÖKBAYRAK Anadolu Öğretmen Lisesi
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Servisi
2007-2008
 
“Kendini ararken, ayna sana nerede olduğunu söyler.
İşte buradasın, bulunduğun yer burası, der ayna sana…..
 Foucoult Sarkacı -Umberto Eco
 
 
 
 
 
Ayna bize kendimiz hakkında bilgileri geri yansıtır.Bu yaklaşım başlangıçta fazlasıyla inanılmaz gelebilir. Sesinizi teypte ilk kez dinlediğiniz ya da kendinizi ilk kez videoda gördüğünüz zamanı hatırlıyor musunuz? “ Benim sesim böyle değil!” “Ben böyle davranmıyorum!” Bu arada bütün arkadaşlarınız şöyle der: “Evet, senin sesin böyle. Evet , sen aynen böyle davranıyorsun.” Zamanla , tekrar tekrar seyrettikten sonra kasetteki görüntümüzü kabullenmeyi öğrendik ve kabul ettiğimiz andan itibaren bazı değişimler yapmaya başlayabildik.
           
Yaşam aynası için de bu böyle . Aynada gördüğümüz her şey hoşumuza gitmeyebilir, fakat aynaya bakıp kendinizle ilgili gördüğünüz her şeyi kabul edene kadar, istediğiniz hiçbir değişikliği ( gelişmeyi) gerçekleştiremezsiniz.
 
            Ahmet Hamdi GÖKBAYRAK Anadolu Öğretmen Lisesi
Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Servisiolarak sizlere hayatınızı kolaylaştıracak ve yol arkadaşı olacak bir aynajanda hazırladık. Ayna “Kanatlarımız olduğunu, uçabildiğimizi unuttuğumuz bir dünyadaki sonsuz yolculuğumuzdan küçücük bir kesittir”. Kendinizi görmenizi;  yansıma ve yanılsamalarda rehber olmaya çalıştık sizlere... Umuyoruz ki bu bilgiler yolculuğunuzu olumlu etkileyerek hayatınızda fark yaratır
 
 
 
Başarı dileklerimizle…
                                                                   Ahmet ÖZTÜRK
                                                                    Psikolojik Danışman
 
 
 
 
 
“İnanç,göremediklerinize inanmaktır.
Bu inancın  ödülü ise inandıklarımızı görmektir.”
 
 
 
HER ŞEY SENİNLE BAŞLAR
 
Eğer yenildiğini sanıyorsan yenilmişsindir.
Girişmeye cesaretin yoksa girişemezsin.
Başarmak istersin ama başaramayacağını sanırsan,
Hiç şüphen olmasın başaramazsın!
Harpte muharebeleri kazananlar,
Her zaman daha güçlüler veya daha hızlı koşanlar değildir.
Er veya geç başarmış kimse,
Başaracağına inanmış bir insandır.
 
 
 
 
Sevgili öğrenciler, hedefinize ulaşmanızda başlangıç noktanızın kendinize güven olduğunu unutmayın!
 
 
 
 
 
ÇALIŞMANIN VE BAŞARILI OLMANIN KURALLARI
 
     
“Güneşin sana ulaşmasını istiyorsan gölgeden çık.”
        Konfiçyus   
                                                                                                 
 
Dünyada iş-sanat-spor-öğrencilik hayatlarında başarılı olmuş insanların yaşamları incelendiğinde bu insanların bir yaşam ve çalışma disiplini geliştirmiş olduklarını ve bir hedef peşinde koştuklarını görürüz. Hedefinize ulaşmak, ancak hayatınızı belli bir disiplinle yönetmenizle mümkündür.
 
Olumlu sonuçlar üretmek istiyorsanız;
 
1.        Çalışmak için uygun gün, saat beklemeyiniz. Biliniz ki her gün ve saat çalışmak için uygundur.
 
2.        Çalışma isteğinin gelmesini beklemeyiniz. İstek çalışmaya başladıktan sonra gelir.
               
3.        Günlük çalışma programınızı uygulamaya özen gösteriniz. Zorunlu kalmadıkça günlük çalışmanızı ertelemeyiniz.
 
 
 
 
 
 
4.Ders çalışırken çalıştığınız bölümü tamamlamadan başka bir dersle ilgilenmeyiniz.
 
5. Çalıştığınız ortamı düzenlerken sizi ilgilendirmeyen eski kitap, dergi, size ait olmayan roman ve ansiklopedileri ortamınızdan çıkarınız.
 
6. Çalışma ortamınızı düzenlerken her ders için ders araç gereçlerini ayrı ayrı bloklayınız.
 
7. Herhangi bir dersi çalışmaya başlarken derslerle ilgili bütün dokümanları blok olarak alıp çalışmaya başlayın. Ders çalışırken doküman aramak için masadan kalkmayınız.
 
8. Çözemediğiniz sorular karşısında umutsuzluğa ve yılgınlığa düşüp çalışmaktan vazgeçmeyiniz.
 
9. Çözemediğiniz soruları önceki örnek çözümlerden yararlanarak çözmeye çalışın. Çalışma sevgisi güçlükleri yenmekten doğar.
 
10. Devamlı ve planlı çalışınız. Ders çalışmaya her gün aynı saatte oturunuz. Her gün aynı saatte acıkıp aynı saatte uyuduğumuz gibi çalışmak da edinilmiş bir alışkanlıktır.
 
 
 
 
Dünkü güneşle bugünkü çamaşırlar kurutulamaz.
Hint Atasözü
 
 
11. Çalışmanın süresi değil, bu süre içinde yaptığınız işin (çalıştığınız konuyu öğrenip öğrenemediğiniz, testteki soruların yanlışlarını bulup doğruya çevirip çevirmediğiniz) kalitesi önemlidir. İstediğiniz başarıya ulaşmak için her gün devamlı ve düzenli çalışmanız yeterlidir.
 
12. Düzenli ve programlı çalışmadığınızda yeni işlenen ünitelerle birlikte çalışılması gerekenler çoğalacak ve yapılması gereken işin çokluğu gözünüzde büyüyecek, bu da sizi yılgınlığa götürecektir.
 
 
13. Başlamak bitirmenin yarısıdır. Ancak yarım bırakılan iş de yapılmamış sayılır. Çalıştığınız konuyu bitirme konusunda sabırlı olunuz.
 
14. Ders çalışırken televizyon sesi, müzik, açık bilgisayar ilginizi dağıtır. Çalıştığınız konuya dikkatinizi yoğunlaştırabilmek için odanızdaki elektronik cihazların kapalı olmasına dikkat ediniz.
 
15.         Kendiniz ve çalışmalarınız hakkında daima olumlu düşününüz. Korkuya, karamsarlığa ve umutsuzluğa kapılmayınız. Kazanmak zor değildir.
 
 
 
 
BİR DENEY
Amerika'da bir enstitü de ilginç bir deney yapılmış. Bir akvaryumu camla ortadan ikiye bölmüşler. Sonra bir tarafa yırtıcı bir balık koy­muşlar, diğer tarafa da küçük bir balık yerleştirmişler. Yem olsun diye konulan balığı gören yırtıcı balık o yöne doğru hamle yapmış. Ancak aradaki cama vurmuş. Birkaç denemede daha bulunan yırtıcı balık aradaki cam bölmeye çarpıp durmuş. Ne yaptıysa duva­rı aşıp balığı yiyememiş. Sonunda bakmış ki bu iş olmayacak, bı­rakmış denemeyi. Araştırmacılar daha sonra aradaki cam engeli or­tadan kaldırmışlar. Yırtıcı balık engel kalktığı halde küçük balığa hiç saldırmamış. Bu olaydan sonra büyük balık sınırlarını öğrenmiş.
 
As­lında kendimizi araştırmada kullanılan balığa benzetebiliriz. Bir şeye karar veririz, onu elde etmek isteriz. İlk denemelerimizde başarısız olabiliriz. Belki daha sonraki denemelerde de... Ama bir gün o arzuladığımız şeye ulaşacak gücümüz ve olanağımız olduğu halde belki hayal kırıklığına uğradığımız için vazgeçeriz. Ne kötü resim yaptığımız, asla ressam olamayacağımız söylenir belki bize. Resim yapmayı sevdiğimiz halde bu sevdadan vazgeçeriz. Ya da şarkı söylemeyi denediğimizde sesimizin ne kadar berbat olduğundan söz eder, umutlarımızı kırar bazıları... Böylece sınırlanır kalırız. Ben resim yapamam, şarkı söyleyemem, basket atamam, iyi yüzemem, kibar olamam, güzel konuşamam, romantik olamam, başarılı olamam diye düşünürüz. Tıpkı o akvaryumdaki balık gibi oluruz yani. Gelin şimdi bunu değiştirelim! Aradaki cam kalktı belki de...
 
 
 
 
 
 
 
 
 
ZAMANINIZI ETKİN KULLANIYOR MUSUNUZ?
 
Hepimiz için gün 24 saattir. Sizin daha ne kadar zamanınız olsaydı hedefinize daha rahat ulaşırdınız? 27 saat sizin için yeterli mi? O halde günün 27 saat olacağı dönem gelene kadar (tabii gelirse) bekleyecek misiniz, yoksa iyi bir planlamayla 24 saatin içinde 3 sa­at yaratmayı mı tercih edersiniz?
 
Akılcı davranıp tercihinizi plan yapmaktan yana kullanmak istiyorsu­nuz. Ancak şu düşünceler de aklınızdan geçiyor:
 
 
 
"Bu benim özgürlüğümü kısıtlar."
Tam tersine, doğru hazırlanmış bir plan, zamanınızı istekleriniz ve zorunluluklarınız arasında dengeli olarak dağıtır.
"Plan yapacak zamanım yok."            Öö   
Neyi, ne zaman, ne kadar yapacağınızı belirlemenin size ne kadar zaman kazandıracağını ve işinizi ne kadar kolaylaştıracağını tah­min bile edemezsiniz.
 
 
"Bir ormanda yürüyüşe çıkan bir arkadaş grubu ağaç kesmeye ça­lışan biriyle karşılaşmışlar. "Ne yapıyorsun?" diye sormuşlar. Adam sabırsızca yanıtlamış: "Görmüyor musunuz, ağacı baltayla kesme­ye çalışıyorum." "Bitkin görünüyorsun, ne kadar zamandır bu işi ya­pıyorsun?" demişler. Adam: "Beş saatten fazla oldu, çok yoruldum, zor iş bu." diye yanıtlamış. "İşe birkaç dakika ara verip baltayı bilesene.","O zaman ağacı daha hızlı keseceğine eminiz." demişler. Adam kızgınlıkla ve sözcüklerin üstüne basa basa "Baltayı bileye­cek zamanım yok, ağacı kesmekle meşgulüm." demiş.
 
"Plan yapmayı beceremiyorum, yapsam bile       uygulayamıyorum."
 
Eğer şimdiye kadar etkili bir plana uymaya çalışıp bunu başaramadıysanız bu sizi şaşırtmamalı. Çünkü etkili plan;
 
Size özel olmalıdır: Bireysel farklarınızı, ihtiyaçlarınızı, koşul­larınızı dikkate aldığınız; yapmak istediklerinizle,
zorunlulukları­nızı dengeleyebilen bir planınız olmalıdır.
 
Gerçekçi olmalıdır : Planınız kâğıt üzerinde mükemmel görü­nen değil, hayatınıza tam olarak uyan bir program olmalı.
 
 
 
 
   Çerçevesi belli olmalıdır; Sınırları belirlenmiş olmalı. Örneğin"matematik çalışacağım" yerine "matematik dersinin sayılar ko­nusunu çalışacağım" gibi.
   Gerekli esnekliğe sahip olmalıdır; Planınız, beklentiniz dışın­da ortaya çıkabilece değişikliklere uygun olmalıdır.
 
Etkin plan, hayatınızı kolaylaştıran, sizi hedeflerinize ulaştıran bir el haritası gibidir.
Siz de haritanızı aşağıdaki ilkelere göre, kendinize uygun bir biçim­de oluşturabilirsiniz:
·      Günlük faaliyetlerinizi önem derecesine göre sıralayın.
·      Günün hangi saatlerinde çalışabileceğinizi belirleyin.
·      Bir günde kaç saat çalışabileceğinizi belirleyin.
·      Zaman tüketicilerinizi tespit edin. ( TV-Bilgisayar-Telefon-Arkadaşlara "Hayır" diyememek...)
 
 
 
 
·   Çalışmak için belirlediğiniz saatler, yorgun olmayacağınız ve ça­lışma dışında her şeye "Hayır!" diyebileceğiniz saatler olsun.
·   Planı tamamladığınızda, değişiklik yapma ihtiyacı duyup duy­madığınızı kontrol edin.
·   Planda ancak bir gün önceden değişiklik yapılabilir. Kendinize,planda değişiklik yapma hakkınız olmadığını hatırlatın.
·   Çalışmak için belirlediğiniz saatte çalışma odanızda ve masa­nızda olun. Çalışma isteğiniz yoksa bile masadan kalkmayın ve başka bir şeyle ilgilenmeyin.
·   Bu ilkeleri göz önüne alarak plan oluştururken takıldığınız noktalar­da rehber öğretmenlerinizden destek alabilirsiniz.
 
 
 
 
UÇMAKTAN HİÇ VAZGEÇMEYİN
Bir zamanlar kocaman bir dağın tepesinde bir kartal yaşarmış. Kartal, yuvasında oturup, dört yumurtasından yavrularının çıkmasını bekliyormuş. Bir gün aniden yer yerinden oynamış, çok şiddetli bir deprem olmuş. Kartalın yumurtalarından biri yuvarlana yuvarlana vadideki tavuk çiftliğine kadar düşmüş. Fakat halen sağlammış. Çiftlikteki en yaşlı tavuk, bu büyük yumurtayı koruması altına almış. Vakti gelince yavru kartal doğmuş. Biraz serpilince çevresindekilerden farklı olduğunu anlamış anlamasına, ama herkes ona tavuk gibi davrandığı için sesini çıkaramamış, üstelik yaşlı tavuğu ve kardeşlerini de seviyormuş.
Yavru kartal, bir gün tavuk kardeşleriyle oyun oynarken gökyüzüne baktığında bir grup kartalın özgürce uçtuklarını görmüş, "Aman Allahım, ne güzel uçuyorlar. Ben de onlar gibi uçmak isterdim, hem de çok isterdim" diye iç geçirmiş. Tavuklar bilgiç bilgiç gülümsey­erek, "Sen bir tavuksun, tavuklar uçamaz" diye yanıt vermişler yavru kartala. Fakat o günden sonra yavru kartal gözünü gökyüzün­den ayırmamış, ne zaman kocaman kanatlarıyla uçan kartalları görse, içini heyecan kaplıyor ve onlar gibi uçmak istediğini söyle­diğinde de hep aynı yanıtı alıyormuş: "Sen bir tavuksun, bırak artık bu hayalleri." Aradan zaman geçtikçe kartal, uçma hayalleri kur­maktan vazgeçmiş, kendisine tavuk olduğu söylendiği için, o da bir tavuk gibi yaşamaya karar vermiş. Bir süre sonra ne uçan kartallar­dan ne de uçmaktan söz etmez olmuş. Hayatını bir tavuk olarak sürdürmüş ve bir tavuk olarak ölmüş.
Bu hikaye, ne olduğumuzu düşünürsek ve nasıl davranırsak o olabileceğimizi gösteriyor. O halde, hayatımızın herhangi bir zamanında kartal olma hayalleri kurarsanız, mutlaka hayallerinizi takip edin.
 
 
 
 
 
KARARLILIĞIN GÜCÜ
"Çaresiz kaldığın zamanlarda, git bir taş ustası bul ve seyret. Adam belki yüz kere vurur taşa. Ama değil kırmak, küçücük bir çatlak oluş­turamaz. Sonra birden, yüz birinci vuruşta taş ikiye ayrılıverir. İşte o zaman anlarsın ki, taşı ikiye bölen o son vuruş değil, ondan önceki­lerdir."
 
 
Sınava hazırlığınız süresince bazen çalışmalarınızın sonuç verme­diğini, hakkettiğiniz halde istediğiniz başarıyı yakalayamadığınızı düşündüğünüz zamanlar olacak. İşte tam o zamanlarda bir çaresiz­lik duygusu yaşayabilirsiniz. Bu sizin motivasyonunuzu da olumsuz anlamda etkileyerek kısır döngüye girmenize neden olabilir. Aklınız­dan pes etmek geçebilir. Vazgeçtiğiniz dönemler olur. Oysa, sade­ce yüz birinci vuruşa ulaşmanız beklenir sizden. Sonuca giden yol­da yürümeyi, sonuca ulaşmak kadar sevimli görmedikçe, taş usta­sının bilgeliğine erişemezsiniz.
 
 
 
 
 
Reklam
 
Takvim
 

 
Önemli Linkler
 

::TC Kimlik No
::Vergi Kimlik No
::SSK Hizmet Dökümü
::İnternet Vergi Dairesi
::Motorlu Taşıtlar Vergisi
::Telefon Rehberi
::ÖSYM Sınav Sonuçları
::KPSS Sonuçları
::KPDS Sonuçları
::Diğer Sınav Sonuçları
::ÖSYM Sınav Takvimi
::Milli Eğitim Bakanlığı
::Üniversiteler
::Sağlık Bakanlığı
::Emekli Sandığı
::Ssk
::Adalet Bakanlığı
::Emniyet Genel Müdürlüğü
::Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
::Bakanlıklar
::Valilikler
::Belediyeler
::Kaymakamlıklar
::Silahlı Kuvvetler
::Sivil Toplum
::Elçilik - Konsolosluklar
::Avrupa Birliği
::K.K.T.C.
::Turizm
::Son Depremler

 
Bugün 5 ziyaretçi (32 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=